Ankara’da Doğru Bakıcıyı Bulmak mı İstiyorsunuz?
Ankara’da Doğru Bakıcıyı Bulmak mı İstiyorsunuz?
Ankara’nın o meşhur ayazında, sabahın köründe Eskişehir Yolu trafiğine takılıp kaldığınızı düşünün. Bir yanda yetişmeniz gereken bir toplantı, diğer yanda aklınızın bir köşesini sürekli kemiren o düşünce: "Annem evde yalnız, ilacını içti mi? Yemeğini yedi mi? Ya düşerse?"
Bunu okurken bile içinizin bir cız ettiğini biliyorum. Çünkü biz, İnci Bakıcı olarak ofisimize gelen yüzlerce ailede aynı endişeyi, aynı yorgunluğu ve en çok da o "gizli vicdan azabını" görüyoruz.
Bizim kültürümüzde "el ne der" baskısı vardır. Anneye, babaya evlat bakar, değil mi? Ama gerçek hayatın koşturmacası içinde, yorgun argın eve gelip, sabrınızın tükendiği bir noktada sevdiklerinize yetememek... İşte asıl vicdan azabı bu olmalı.
Profesyonel bir destek almak, onları "başınızdan atmak" değildir. Aksine; onlara hak ettikleri sabrı, ilgiyi ve profesyonel bakımı sunmaktır.
Peki, Evime Girecek O Yabancıya Nasıl Güveneceğiim?
İşte dananın kuyruğunun koptuğu yer burası. Ankara’da "hasta bakıcı" yazdığınızda karşınıza yüzlerce seçenek çıkıyor. Ama siz bir "eleman" aramıyorsunuz ki... Siz, babanızın o huysuz anlarında onu alttan alacak bir evlat, bebeğinizi emanet ettiğinizde gözünüzün arkada kalmayacağı bir anne yarısı arıyorsunuz.
Biz bu işi yaparken şuna dikkat ediyoruz: "Bu bakıcıyı kendi evime, kendi annemin yanına koyar mıydım?" Cevabımız "Hayır" veya "Belki" ise, o kişi sizin kapınızdan da içeri giremez.
Bir Bakıcıdan Fazlası: Doğru "Eşleşme"
Çankaya’da oturan, entelektüel sohbetler seven emekli bir öğretmen ile, Batıkent’te daha fiziksel desteğe ihtiyacı olan bir hastanın beklentisi aynı değildir.
Kimi hasta, sessizlik ister.
Kimisi "Biri olsa da memleket meselelerini konuşsak" der.
Kimi bebek, oyun ablasıyla enerjisini atmak ister, kimi ebeveyn ise "sadece uyku düzenini kursun yeter" der.
Bizim işimiz, sadece CV ile talep formunu yan yana getirmek değil. Biz kimya tutturmaya çalışıyoruz.
Ankara’nın Her Köşesinde Bir Hikayemiz Var
İster İncek’te bahçeli bir evde yatılı bakım olsun, ister Keçiören’de hastane refakatçisi ihtiyacı... Her semtin, her ailenin dinamiği farklı. Biz bu şehrin dinamiklerini biliyoruz. Hastane koridorlarında "Acaba refakatçi gelecek mi?" diye beklemenin ne demek olduğunu, gece yarısı aniden gelişen bir durumda "Kimi arayacağım?" paniğini çok iyi anlıyoruz.
Son Söz: Kendinize Yüklenmeyin
Eğer şu an bu yazıyı okuyorsanız, muhtemelen bir arayış içindesiniz ve belki de karar vermekte zorlanıyorsunuz. Derin bir nefes alın. Yardım istemek güçsüzlük değil, sevdikleriniz için en konforlu alanı yaratma çabasıdır.
Gelin, bir çayımızı için. Sizi dinleyelim, hastanızın veya çocuğunuzun durumunu analiz edelim. "En ucuzu" değil, "en doğrusu" kimse onu bulalım. Çünkü biliyoruz ki; güven, bu hayattaki en pahalı ama en gerekli şeydir.
Siz hayatınıza odaklanın, sevdikleriniz İnci Bakıcı’nın şefkatli ellerinde güvende olsun.